08:55:12  22 Ağustos 2014 Cuma


’Kürt Sorunu’ panelinde CHP tartışması

Kamer Genç, paneli yöneten üniversite rektörüne çıkışarak, ’CHP’yi neden davet etmediniz. AKP genel başkan yardımcısı geliyor CHP davet edilmiyor bu durumu kabul etmiyorum’ diyerek tepki gösterdi.
23 Eylül 2013 Pazartesi, 01:11:54
’Kürt Sorunu’ paneline Kamer Genç tepkisi    
TUNCELİ Üniversitesi tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Dersim Sempozyumu'nun son gününde yapılan Kürt Sorunu ve Ortadoğu'daki Kürtlerin durumu konulu panele izleyici olarak katılan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, paneli yöneten üniversite rektörüne çıkışarak, "CHP'yi neden davet etmediniz. AKP genel başkan yardımcısı geliyor CHP davet edilmiyor bu durumu kabul etmiyorum" diyerek tepki gösterdi.
 
Tunceli Üniversitesi'nin düzenlediği 2. Uluslararası Dersim Sempozyumu'nun son gün etkinliğinde Rektör Prof.Dr. Durmuş Boztuğ'un yönettiği 'Kürt Sorunu ve Ortadoğu'daki Kürtlerin Durumu' konulu panele, Tunceli Üniveristesi'nden görevli Yard. Doç Dr Ali Kemal Özcan, Gazeteci Oral Çalışlar ile Süleymaniye Üniveristesi'nde Tarih Dersleri veren Avusturyalı eski diplomat Prof. Dr. Ferdinand Hennerbıchler konuşmacı olarak katıldı. Panelistler Kürt sorunu ve barış süreci ile ilgili konuşmalar yaparken en ilginç tespitleri panele Süleymaniye'den gelerek katılan Prof. Dr. Ferdinand Hennerbıchler yaptı.
 
30 yıl boyunca Avusturya'da başbakanlıkta diplomat olarak çalışan geçmiş yıllarda Filistin ile İsrail arasında arabuluculuk yaptığını ve birçok sorunu çözdüğünü söyleyen Avusturyalı eski diplomat Prof. Dr. Ferdinand Hennerbıchler, bölgeyi ve Kürtleri iyi tanıdığını belirterek, Türkiye'de PKK ile devlet arasında çatışmaların yeniden başlayabileceğini ileri sürdü ve şu görüşleri dile getirdi:
"Türkiye'de ve başka yerlerde Kürt sorununun askeri ve güç kullanımı ile sonuca ulaşılamayacaktır. Türkiye'de ve diğer yerlerde Kürt sorunu sadece diyalog, karşılıklı anlayış, uzlaşma ve tüm vatandaşlar için eşit haklar ve demokratik meşru görüşmeler ile barışçıl şekilde çözülebilir Ancak yine de diplomatik standartlar ve prosedürlere göre kurulu, istikrarlı ve sürdürülebilir bir barış süreci yoktur. Demokratik olarak seçilmiş bir hükümet kendi askeri birimini mahkumla gizli görüşmeler yapmak için kullanılır dolayısıyla resmi olarak Türkiye bu mahkumu zımnen ve tek taraflı Türkiye'deki Kürt nüfusunun çoğunluğu için sözcüsü olarak görmektedir ama yine de bu ilginç bir durumdur ki, demokratik olarak seçilen Kürt siyasetçilerin resmi olarak hükümetle görüşmeler yapmaları varken diyaloğa entegre edilmemişler ve görüşmeler eksik kalmış, siyasi diplomatik standartlar demokratik meşrutiyetten mahrum kalmıştır. Şu an kadar süren müzakerelerin amacı savaşı ve kavgayı durdurmak ateşkesi sürdürmek içindi fakat politik ve diplomatik olarak ve aynı zamanda değişen içerik ve pozisyonlarda daha belirsiz kontrol edilemez şekilde devam etmektedir. Özünde müzakerelerin çıktılarının Türkiye deki Kürt sorunun barışçıl bir şekilde çözülmesi yinede net şekilde görünmemektedir. Siyasi ve diplomatik açıdan Kürt sorununun çözümü için yeni müzakereler iki ana unsur tarafından yönlendirilmektedir. Erdoğan hükümeti mevzuat reformları hükümetteki milletvekillerinin çoğunluğu tarafından oy ile TBMM tarafından onaylamıştır. PKK buna karşı olarak tek taraflı ateşkes ilan ettiği dönemde ve mücadeleyi kesmiş ve militanlarının küçük bir kısmını Türkiye'den çıkarmıştır. Ancak ne PKK ne de demokratik Kürt partileri yeni bir reform paketinde direkt olarak yer almamıştır. Barış süreci başarısızlık tarafından tehdit edilmektedir. Her iki tarafta güven ve itimat azalmaktadır. PKK, hükümetin Kürt haklarını güçlendirmek için sözlerini tutmadığını ve yeni bir savaş istediğini iddia etti. PKK bugüne kadar 2 bin silahlı savaşçısının yüzde 25'ini geri çekmiştir ve yeni silahlı kuvvetleri kendine katmakla tehdit etmektedir. Özellikle tüm bölgelerde gençler giderek hayal kırıklığına uğramış gibi görünmekte. Yakın gelecekte Türkiye'de Kürt sorununun barışçıl bir çözümü için umutlar azalmaktadır. Müzakere sürecinin bozulması daha şiddetli bir kavgaya ve huzursuzluğa yol açacağı korkusu artmaktadır. Benim düşünceme göre yakın bir zamanda Türkiye'de PKK ile devlet arasında yeniden çatışmaların yaşanabilir çünkü bugün gördüğümüz gerçekler bunu gösteriyor."
 
KAMER GENÇ'TEN TEPKİ
Panelistlerin konuşmalarını bitirmesinden sonra soru cevap kısmına geçilmeden önce CHP Tunceli milletvekili Kamer Genç, ayağa kalkıp, "Burada CHP'ye haksızlık yapılıyor" diyerek, panelistlerin ön tarafındaki yere gelip kısa bir konuşma yaptı. Rektör Boztuğ'un "Yerinize oturun" uyarısına aldırış etmeyen Genç, Ak Partililerin sempozyuma konuşmacı olarak devat edildiğini ancak CHP'nin dışlandığını, çağrılmadığını söyledi. Üniversite rektörünü eleştiren Genç, "Bu panelin düzenlenmesi çok iyi ama bakınız CHP Tunceli'de yüzde 58 oy almış ama CHP'den hiçbir akademisyen ve yönetici konuşmacı olarak çağrılmamış, oysa AKP genel başkan yardımcısı sempozyuma konuşmacı olarak çağrılmış. Paneli dinledim burada kimse konulara vakıf değil. Avrupalı Ferdinad konuştu hiçbir konuya vakıf değil. Zaten Kürt sorunun arkasında Türkiye'yi istemeyen Avrupalılar var onlar her şeyi karıştırıyor. Bugün hükümetin 9 bakanı Kürt. Kürtler her yerde var ama bu ülkede Türkiye'de Aleviler dışlanıyor işe alınmıyor, yargıda bürokraside hiçbir yerde Alevilere yer verilmiyor, hep dışlanıyor. Burası CHP genel başkanının memleketi. CHP birinci parti ama toplantıya CHP'den kimse katılmıyor" dedi. 
 
Rektör Prof.Dr. Durmuş Boztuğ'un ısrarı ve ricası sonucu yerine oturan Kamer Genç bir süre yerinde konuşmaya devam etti. Rektör Boztuğ'un  CHP'lilerin çağrıldığını ama kimsenin gelmediğini ve bir kasıt bulunmadığını söylemesi üzerine  ortam sakinleşti ve panel sona erdi.



Yorumlar (0)

Bu habere henüz hiç yorum yazılmamış. İlk yorumu yazmak için aşağıdaki alanı kullanabilirsiniz.

Yorum Ekle
Adınız :
Mesaj :
gönder







Türkiye Haritası