12:10:51  25 Nisan 2014 Cuma

MEDYA / Uğur Dündar’ın Sözcü’deki ilk yazısı



Uğur Dündar’ın Sözcü’deki ilk yazısı

Sözcü’de yazmaya başlayan usta gazeteci, ilk yazısını bugün yazdı.
14 Mayis 2012 Pazartesi, 11:38:03
Uğur Dündar’ın Sözcü’deki ilk yazısı

Star Haber'in Doğuş Grubu'na satılmasının ardından uzun süredir ekrandan uzak kalan Uğur Dündar, bundan sonra ekrandan değil köşesinden okurlarına seslenecek. Dündar, SÖZCÜ'deki ilk yazısında neden SÖZCÜ'yü seçtiğini yazdı.

Toplumun sözcüsü olmaya geldim

Soru: Star Televizyonu'nda büyük başarıyla çalışırken bu televizyon el değiştirdi ve siz daha sonra ekranlarda görünmediniz. Eski patronunuz Aydın Doğan'ın deyimiyle "ölüyü diriltecek kadar başarılı olan bir haberci" nasıl olur da, bu kadar süre boşta kalır?

Cevap: Hayır boşta kalmadım. O kadar çok teklif geldi ki, bunların hangisini tercih edeceğime bir türlü karar veremedim!.. Aklınıza gelen tüm büyük medya patronları beni transfer edebilmek için adeta birbiriyle yarıştı. Milyonlarca dolarlık teklifler havada uçuştu. Yayıncı özgürlüğü konusunda istediğim her türlü garanti verildi. Doğrusunu isterseniz bu parlak teklifler karşısında şaşkına döndüm. Tam bir teklifi kabul edecekken, diğer patron daha parlak bir öneriyle karşıma çıktı. Onu mu, yoksa bunu mu kabul etsem diye düşünürken, bir de baktım ki aylar geçmiş!..

Soru: Allah Allah... Yoksa şaka mı yapıyorsunuz?

Cevap: Evet, bunların hepsi şaka!.. Hatta kara mizah!.. Yukarıda söylediklerim ancak demokrasisi gelişmiş, çağdaş hukuk devletlerinde yaşanır. Mesleğinde başarılı olan bir televizyon habercisi, seyirci kendisini izlediği ve sağlığı elverdiği sürece işini yapar. Medya patronları da saygın reyting alan, haberlerine güven duyulan, dolayısıyla çalıştığı kuruma para kazandıran bu habercileri transfer edebilmek için adeta yarışırlar. Kısacası başarılı haberciler, o ülkelerde el üstünde tutulurlar.

Soru: Peki bizde neden böyle olmuyor?

Cevap: Medya patronları bağımsız değiller de ondan!.. İdeolojileri gereği başından beri iktidara destek veren "yandaş" medyayı bir kenara bırakırsak, merkezdeki büyük patronların, medya dışında büyük kazanç sağladıkları başka işleri var. Bu işler de genellikle devletten alınan ihalelerle yapılıyor, paralar böyle kazanılıyor. İhaleyi alabilmek için iktidarla iyi geçinmek zorundalar. AKP iktidarı iyi geçinmeyle de yetinmiyor, yandaşlık, hatta yalakalık yapılmasını istiyor. Devletle iş yapmayanların da mali yapıları şeffaf değil. İki vergi müfettişinin gitmesi, iplerinin çekilmesi için yeterli oluyor. Oysa medya patronlarının her an hesap verebilir şeffaflıkta olmaları gerekiyor.

Korku dağlan beklediği için gazetelerin birinci sayfaları, televizyonların ana haber bültenleri adeta tek merkezde hazırlanıp çoğaltılmış gibi birbirine benziyor. Birkaç köşe yazarını hariç tutarsak, gazete ve televizyonların isimleri, logoları ve sunucuları değişiyor, ama içerik hep aynı kalıyor! Böylesine köşeye sıkışmış medya patronlarının, "Yağdanlık olmayacağız, yalakalık yapmayacağız. Halkın gerçekleri öğrenme hakkının dışındaki hiçbir gücün önünde eğilip bükülmeyeceğiz. Evrensel meslek ilkeleri doğrultusunda objektif habercilik yapacağız" diyen bizim gibi habercilere iş vermeleri, onları taşımaları mümkün mü? Tabii ki değil. Bırakın iş vermeyi, Star TV'nin yeni patronu Ferit Şahenk, beni ve birlikte büyük başarılara imza attığımız sevgili kardeşim Yılmaz Özdil'i, çay içip vedalaşmaya bile çağıramadı. Açıkçası bizimle yan yana görülmekten bile çekindi.

Soru: Peki bu durum, arkasında yüzde 50'lik oy desteği bulunan bir iktidar için tehlikeli değil mi?

Cevap: Hem de çok tehlikeli. Basın özgürlüğünden alınan güçle yapılan eleştiri, çağdaş demokrasilerde iktidarları bekleyen tehlikelerin panzehiridir. Bu tehlikelerin en büyüğü de, yağdanlıkların yarattığı algı nedeniyle oluşan eleştiriye tahammülsüzlüktür. Çünkü iktidar, hata yaptığı anlarda bile kendisini alkışlamayanları hasım gibi görmeye başlar. Yağcılık, yalakalık yapmayan objektif gazetecilerin adeta düşman gibi görülmesinin nedeni işte bu algıdır. Türkiye'de demokrasinin ve basın özgürlüğünün geldiği yer maalesef budur.

Soru: Peki niçin SÖZCÜ'yü tercih ettiniz? Neden SÖZCÜ'de yazmaya başladınız?

Cevap: Tercihimin nedeni, SÖZCÜ'nün bağımsız gazete olmasıdır. SÖZCÜ'nün genç sahibi, başka işlerden para kazanıp, araya medyayı sıkıştırmıyor. Sadece gazetecilik yapıyor. İşleri şeffaf, her an hesabını verebilir durumda. Bu nedenle de kimse karışamıyor. SÖZCÜ'de çalışanların beyinlerinde otosansür, yüreklerinde "Bu haberi yaparsak Ankara ne der?" korkusu yok. Gazetecilik ilke ve ahlakına sahip, yasalara ve kişilik haklarına saygılı gazeteciler için günümüz medyasında en özgür ortam "SÖZCÜ"de...

Soru: Peki SÖZCÜ'de neler yapacaksınız?

Cevap: Toplum güvendiği; insanların belirli konularda ne düşündüğünü, neler söyleyeceğini merak ediyor. Sokakta yürürken insanlar beni durdurup soru yöneltiyor, görüşümü almak istiyor. Ben de SÖZCÜ'de, gündemdeki konularla ilgili olarak halkın bu merakını giderecek değerlendirmeler, yorumlar yapacağım. Bana yöneltilen sorulara lafı eveleyip gevelemeden net ve kısa cevaplar vereceğim. Kısacası toplumun sözcüsü olacağım. Ayrıca Uğur Dündar imzasını taşıyan soruşturmacı gazetecilik haberleri ve özel röportajlar yapacağım.
Soru: O halde aramıza hoş geldiniz.

Cevap: Hoş bulduk.

Yarın yine bu köşedeyim.

Etiketler



Yorumlar (7)
HASAN SANCAK
18 Temmuz 2012 / 21:14
SKANDAL BİLİRKİŞİ RAPORUNU İHBAR EDİYORUM!..’ Emekli Öğretmenin Cola’ya Karşı Verdiği Hukuk Mücadelesini Destekler misiniz? HÜR TV ARIYORUM!.. HABER YAPACAK HÜR,BAĞIMSIZ VE ONURLU BASIN MENSUPLARI,MAİL GÖNDERSİNLER. KENDİLERİNE COCA COLA RÜYA REKLAM FİLMİNİN GÖRÜNTÜSÜ, RESMİ VE HABER YAZIM GÖNDERİLECEKTİR. noteronayliruya55@yahoo.com.tr,ogretmen_hasansancak@mynet.com Basın Hür değildir. Yukarıdaki sözü söyleyen Uğur Dündar’dır. Mangalda kül bırakmayan Sayın Uğur Dündar, kendiniz ve Sözcü Gazetesi, hür ve bağımsız mıdır?Türkiye’nin tek bağımsız gazetesi olduğunu iddia eden Sözcü Gazetesi,diğerleri ve siz de ne yazık ki hür ve bağımsız değilsiniz.Kaan Özbek kadar bağımsız ve onurlu gazeteci olamadınız. Elleriniz her taraftan bağlıdır.Yüreğiniz pas tutmuştur.Sözde değil,özde gazeteci olmak gerekir.Ulusal gazeteler,televizyonlar esir alınmıştır. Ulusal basına onlarca sefer ulaştım.Haberimi yapmaya yüreğiniz yetmedi. Başkalarını suçlamak kolaydır.Önce kendinize bakın.28 s
cafer üzüngel
14 Mayis 2012 / 14:40
sizi özlemiştik sayın ugur bey tekrar aramıza döndügünüz için teşekkürler sizin gibi insanlara önce bu vatanın ihtiyacı var.aramıza hoş geldiniz teşekkürler,
res0
15 Mayis 2012 / 03:48
ugur bey sızı destsklıyorum top atısları baslasın
Candan zeybek
14 Mayis 2012 / 13:54
Yıllardır okuduğum gazeteme hoşgeldiniz Uğur Bey.Sizlere yazacak ve bizler derin düşünceler ile okuyacağız.Sizler iyiki varsınız....
müşerref
14 Mayis 2012 / 13:44
sizin gibi yürekli bir gazeteciye ihtiyacımız var demokrasi adına siz bizim kalbimizdesiniz
erdal erman AMASYA
14 Mayis 2012 / 12:58
tebrikler sizi ekranda göremeyince çok üzüldüm,yeni görevinizde başarılar dilerim canım benim UĞUR abiciğim
Hayal Ayaz
14 Mayis 2012 / 12:02
Sözcü’ye hoşgeldiniz Uğur bey..Zaten gönüllerimizden hiç gitmemiştiniz..

Yorum Ekle
Adınız :
Mesaj :
gönder


En çok Yorumlananlar
En çok Okunanlar






Türkiye Haritası